Redington reklamı
Redington reklamı
Redington reklamı
Redington reklamı

Blockchain’in Öyküsü Şimdi Başlıyor

Diğer tüm dijital para birimlerinin hikayesi mutlu sonla tamamlansa da, blockchain’in öyküsü henüz yeni başlıyor. Gelin blockchain’in geçmişten günümüze yolculuğuna birlikte bakalım.

İnsanlık tarihinde bireylerin birbirine, geleneksel ekonomik aracılar olmaksızın güvenle gönderebildiği, mali değer taşıyan ilk dijital varlık bitcoin olmuştu.  Bunu sağlayan teknoloji ise blockchain’in ta kendisiydi.

Blockchain, veri taşıyan bloklarda gerçekleşen her türlü işlemin kalıcı kayıtlarını tutar ve isteyen herkes bu değişikliklere online ve gerçek zamanlı olarak ulaşabilir. Hiçbir bankanın ya da kuruluşun sağlayamayacağı derecedeki şeffaflığı sayesinde blockchain her türlü işlem için aracıyı ortadan kaldırma potansiyeli taşır. Bu yüzden de bitcoin’in ya da diğer tüm dijital para birimlerinin hikayesi mutlu sonla tamamlansa da, blockchain’in öyküsü henüz yeni başlıyor.

Blockchain’in öyküsü şimdi başlıyor

Internetin yeterince büyük ve zengin olması sayesinde, decentralized teknolojilerin ve blockchain’lerin pek çok çeşidini görüyoruz. Bu tür ağlar, teknolojinin bir sonraki büyük dalgasına zemin hazırlıyor.

Blockchain; önümüzdeki yıllarda tüm bankacılık işlemleri, tapu devirleri, ödeme sistemleri, değerli taşlar, telif hakları ve diğer hakların korunması, e-devlet çalışmaları, yerel ve genel seçimler, sağlık hizmetleri, e-ticaret, dijital sözleşmeler ve daha birçok alanın teknolojik altyapısını oluşturacak.

Peki ya blockchain’in geçmişi? Gelin şimdi blockchain’in geçmişten günümüze yolculuğuna birlikte bakalım.

2008

Satoshi Nakamoto’nun 31 Ekim 2008’de yayınladığı teknik dokümanda, blockchain’in ilk uygulaması olarak bitcoin anlatılıyor.

2009

Blockchain üzerindeki ilk işlem bloku “Genesis” bundan birkaç ay sonra, 2009 yılı başında oluşturularak, blockchain’in temel aldığı konsept doğrulanıyor. Ilk bitcoin işleminin Hal Finney ve Satoshi Nakamoto arasında gerçekleştiği 12 Ocak 2009 günü, tarihe aynı zamanda blockchain’in ilk uygulaması olarak geçiyor.

2013

Aradan geçen dört yıl boyunca, insanlar bitcoin’i tartışmayı sürdürüyor. 2013 yılına gelindiğinde dijital para üç yıl içinde 10 kat değer kazanarak o zamanki yatırımcılarına servet kazandırıyor. Bitcoin’in doyuma ulaşmasının ardından, sahne ışıkları dijital paranın altında yatan teknolojiye, yani blockchain’e çevriliyor. Aralık 2013’te genç yazılımcı Vitalik Buterin, decentralized uygulamalar geliştirmeye imkan tanıyan Etherum Project adlı blockchain platformunu tasvir eden teknik bir makale yayımlıyor.

2014

2014 yılı ise blockchain girişimlerinin dalga dalga hayata geçirildiğini ve yatırım bulduğunu görüyoruz. Bu yıl aynı zamanda teknoloji ve ekonomi dünyasının devleri blockchain’e göz kırpmaya başlıyor. Dağıtık defter teknolojinin uygulamalarını keşfetmek ve geliştirmek için kurulan R3 adlı şirket, yine 2014 yılında 40’tan fazla geleneksel finans kuruluşunun dahil olduğu bir konsorsiyumun temelini atıyor.

2015

Bir yıl kadar sonra, NASDAQ 2015 baharında kendi blockchain denemelerine başlıyor. Bu testler, blockchain’in finans dünyasında kurumsal ölçekte kabul gördüğünün de ipucunu veriyor. Aynı yıl içinde finans sektörünün büyük oyuncuları, yükselen blockchain girişimlerini ya kendi bünyelerine aldı ya da kayda değer yatırımlar yapıyorlar.

2017

Artık bitcoin değil, blockchain konuşulmaya başlandığını görüyoruz. Devletler, bankalar ve teknoloji devleri blockchain ile neler yapabilecekleri üzerine kafa yoruyor. Tüm bilişim ve finans konferanslarında söz bir şekilde dönüp dolaşıp blockchain’e, dağıtık defter teknolojilerine ve decentralized yapıya geliyor. Sahip olduğu devrim niteliğinde özellikler sayesinde blockchain’in konuşmaya devam edileceğine kesin gözüyle bakılıyor.

2018

2018 yılı bolca blockchain teknolojisini bolca konuştuğumuz ve tartıştığımız bir yıl olarak tarihe geçiyor. Blockchain teknolojisi hemen uygulamaya koymak için pek hazır olmasa da her gün devrimsel etki bırakma anına biraz daha yaklaşıyor.

Deloitte’un küresel Blockchain araştırmasına göre; en çok Otomotiv (%73), petrol ve gaz (%72) ve yaşam bilimleri (%72) sektörlerindeki yöneticiler Blockchain teknolojisi ile ilgileniyor. Şirketlerin yüzde 45’inin rakipleriyle bir Blockchain konsorsiyumuna katılmayı düşünüyor. Şirketlerin %29’u ise zaten bir tanesine katılmış durumda.

2019

Blockchain pazarı üç segmentten büyümesini sürdürüyor. Bunlar; altyapı, uygulamalar ve hizmetler olarak sıralanıyor. Kurumsal Blockchain pazarına dünya çapında ilgi büyüyor. Büyük kurumların blockchain yatırımlarını hızlandırması, blockchain girişimleriyle ortaklık yoluna gitmesi de bu trendin altını çiziyor. Blockchain artık kripto para birimlerine destek veren soyut bir teknoloji olarak görülmüyor.

2020

2020 yılına geldiğimizde hemen hemen her sektörde faaliyet gösterebilen blockchain teknolojisinin, şirketler tarafından tam olarak benimsenmemiş olduğunu görüyoruz.

Öte yandan 2023 yılına kadar mevcut yapıdaki zayıf ölçeklenebilirliğin çözüleceği ve blockchain teknolojisinin tam kapasite ile hizmet edebileceği beklentiler arasında. Küresel blockchain teknolojisi piyasasının ise 2024 yılı itibarıyla 20 milyar dolar gelir düzeyine ulaşması bir diğer beklenti.

Aradan geçen 12 yılda blockchain konusunda dengeli bir büyüme görüyoruz. Uygulama oranları yükseliyor, hyperledger gibi kurumlarda blockchain standartları belirleniyor. Blockchain’in şu aralar; sınır ötesi ödemeler, tedarik zinciri ve dijital kimlik üzerinde kullanılırken, gelecek uygulamaları için temel bir yapı hazırlıyor.

Blockchain teknolojisi, internetin icadından sonra gelen devrim niteliğindeki yeniliklerden biri. Bu teknolojinin ilk etkilerini “her ne kadar finansal ürün – hizmetler alanında izlesek ve çoğunlukla bitcoin ile ansak bile”, günümüzde ve gelecekte pek çok sektörü değişime mecbur kılacağı aşikâr.

Blockchain Sosyal Medyayı Nasıl Değiştirecek?

Blockchain teknolojisi şu anda pek çok farklı sektörde bozulmalara sebep oluyor ve bu bozulmaların önemli bir parçası sosyal medya tarafında gerçekleşiyor. 

Firmanızı, blockchain uyumlu sosyal ağ pazarlamasına uygun hale getirmek isterseniz, sizin için sıraladığım global trendleri yakın takibe alarak stratejinizi geliştirebilirsiniz.

Total
4
Shares
Önceki haber

Facebook: “iOS 14 Kitle Ağı Gelirlerinde Yüzde 50 Kayba Yol Açabilir”

Sonraki haber

Türkiye’nin İlk Çevrimiçi Siber Güvenlik Teknolojileri Kampı Başlıyor

İlginizi çekebilir

Yapay Zeka İle Geleceğin Yazılım Testine Hazırlan!

Yazılım Test ve Kalite Derneği (Turkish Testing Board – TTB) tarafından hayata geçirilen Güney Doğu Avrupa ve Orta Doğu’nun en büyük yazılım test etkinliği olan Uluslararası TestIstanbul Konferansı, bu yıl 11’inci kez “Test ve Test Otomasyonunda Robotik Süreç Otomasyonu” ana temasıyla gerçekleştiriliyor. 8 Ekim 2020 tarihinde online olarak hayata geçirilecek olan konferans, çok sayıda konuşmacı ve katılımcıya ev sahipliği yapacak. Dünyanın dört bir yanından katılacak 6 keynote ve 30 konuşmacı 25’in üzerinde oturumda sektör profesyonelleriyle buluşacak.
Devamını oku