Çocuklar ve Teknoloji

Artık hayatımızın her alanında elimizde teknolojik cihazların olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Eskiden iş yerinde bitirip çıktığımız işlerimizi artık taşınabilir bilgisayarlarımız sayesinde evde de yapmaya devam ediyoruz. Cep telefonu ise tamamen vücudumuzun bizden ayrılmayan, olmazsa olmaz bir parçası. Peki, bu kadar fazla teknoloji çocuklarımızı nasıl etkiliyor?

Bundan 35 yıl öncesini düşünün… Evlerimizdeki tek teknolojik cihazın radyo olduğu bir dönemde, televizyonların piyasaya sürülmesini heyecanla beklemiştik. Siyah beyaz ekrandan sonra renkli televizyonlar ve canlı yayınlar da hayatımıza farklı bir renk katmıştı. 25 yıl öncesinde de bilgisayarlar ve internetle tanıştık. Kafamızdaki soru işaretlerini Ana Britannica’ya değil de Alta Vista’ya sorduğumuz günleri hatırlıyorsunuzdur.

20 yıl kadar öncesinde de hayatımıza cep telefonları girdi. Yakınlarımıza ulaşmak için elimizde jetonla ankesörlü telefon sırası beklediğimiz günler yerini sürekli yanımızda taşıdığımız ufak bir teknolojik cihaza bıraktı. Sonrasında ise bu teknolojilerin her geçen yıl yenilenerek, artı özellikler eklenerek karşımıza çıktığı günlere şahit olduk. Biz teknolojik bir dönüşüme şahit olan bir nesiliz ancak çocuklarımız değiller. Onlar teknolojinin içine doğdular. Peki, iyi mi yaptılar, kötü mü, gelin birlikte karar verelim.

Dünyaya gözlerini teknolojiyle açanlar

Çocuklar aslında daha doğmadan teknolojiyle tanışıyorlar. Nasıl mı? Annelerinin karnındayken 3 boyutlu olarak kendilerini onu bekleyenlerine göstermeleriyle. Daha dünyaya gözlerini açmadan birkaç teknolojik hamleyle sağlıkları hakkında bizleri bilgilendirebiliyorlar. Doğdukları an, minik ayaklarını sosyal medyada hepimize gösteriyorlar. Zaman içerisindeki tüm gelişimini, ilk mimiklerini, ilk cümlelerini WhatsApp’taki aile grubundan bildirebiliyorlar. Bunları her ne kadar onlar yerine bizler yapsak da çocuklarımız ebeveynlerini ellerinde teknolojik cihazlarla birlikte görerek büyüyorlar. Bir süre sonra bu cihazlar onların da merceğine giriyor. Bugün çocuk gelişim uzmanlarının verdiği bilgilere göre 1 yaşında bir bebek dokunmatik ekranlı bir telefonu rahatlıkla kullanabiliyor. Aynı şekilde iPad’i de. YouTube’da yer alan bir videoda  1 yaşındaki bir bebeğin iPad ile olan imtihanını izleyebilirsiniz.

Bebeğin önüne iPad veriliyor ve videodan da anlaşılacağı üzere bebek cihazı nasıl kullanacağını gayet iyi biliyor. Sonrasında önüne dergi konuluyor. Bebek iPad’i kullanır gibi dergiyi kullanmaya çalışıyor ancak tabii ki başaramıyor. Ailesi iPad’i kendisine geri verince sevinç gülücükleri yayılıyor etrafa. Videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

Anneeee, cep telefonunu alabilir miyim?

Bu soru kaçınızın kulaklarında çınlıyor? Kalabalık olarak bir yemeğe çıkıldığında kaçınızın çocuğu kendisini eğlendirmek için sizden cep telefonunuzu istiyor? Kaçınızın çocuğu bir arkadaşınız sizi aradığında no’ya basıyor ve sizi uzun bir süre ulaşılmaz kılıyor? Çocuk gelişim uzmanlarına göre çocukların teknolojiyle birlikte büyümesi kesinlikle kötü değil. Tersine yarının geleceğine bilinçli birer birey olarak yetiştiklerini düşünüyorlar. Ancak küçük çocuklarda teknolojik cihazlarla geçirilen zamanın sınırsız değil, kısıtlı olması gerektiği görüşündeler. Çünkü çocuklar eğlendikleri her şeye kendilerini bilinçsizce kaptırdıkları için bu durum onların sosyalleşmesi anlamında sıkıntı yaratabiliyor. Arkadaşlarıyla bir arada olmak yerine, cep telefonlarında oynadıkları oyunda iletişim kurmaya başlıyorlar. Bu da onların sosyal bir birey olarak gelişmelerine engel olabiliyor.

Hepimizin kullandığı teknolojiyi çocuklarımızdan esirgemek doğru olmaz. Ancak bilinçlerinde zaman kavramı olmayan çocukların teknolojik cihazlarla geçirdikleri zamanı yönetmek ailelerin elinde. Kısadan hisse, çocuklarınızı teknolojiden uzaklaştırmayın, her şeyi bilmesini, görmesini, öğrenmesini sağlayın. Aynı zamanda teknolojik cihazların olmadığı aile, arkadaş ortamlarında da daha fazla zaman geçirip yüz yüze iletişimin önemini anlatın.

Kaleme alan
Duygu Sayıner
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Duygu Sayıner