Coronavirus economic impact concept image

COVID-19’un Ödeme Endüstrisi Üzerindeki Etkileri

COVID-19 salgınının ödeme endüstrisi üzerindeki etkisi, FinTech’in diğer sektörlerine kıyasla daha az şiddetli oldu. Ancak bu, ödeme sektörünün COVID-19’un olumsuz etkilerinden tamamen uzak olduğu anlamına gelmemeli.

Pandemi ortaya çıkmadan önce bile, ödeme endüstrisi son birkaç yılda oldukça dinamikti. Çift haneli büyüme oranları, dikkat çekici değerlemeler ve benzeri görülmemiş bir hızdaki teknolojik gelişmeler, bunu kanıtlayan göstergelerden bazılarıydı.

COVID-19 salgınının ödeme endüstrisi üzerindeki etkisi, FinTech’in diğer sektörlerine kıyasla daha az şiddetli oldu. Ancak bu, ödeme sektörünün COVID-19’un olumsuz etkilerinden tamamen uzak olduğu anlamına gelmemeli. Pandeminin neden olduğu ekonomik belirsizlik, insanları çok dikkatli bir şekilde para harcamaya zorladı ve bu da tüketici harcamalarının genel olarak azalmasına neden oldu.

McKinsey’e göre, küresel ödeme gelirlerinin yüzde 10 azalması bekleniyor, bu da 1,86 trilyon ABD dolarına denk geliyor. 2020 için COVID-19 öncesi tahmin, küresel ödeme gelirlerinin yaklaşık 2,17 trilyon ABD dolarına ulaşmasını öngörüyordu.

Pandemi, insanların kendi evlerinin çeşitli üyeleri arasındaki fiziksel teması azaltmanın yanı sıra sosyal mesafe normlarını takip etmelerine de neden oldu. Bu, aynı zamanda dünyanın birçok yerinde nakit kullanımının azalmasını tetikledi. COVID-19 salgını, işletmeleri iflasın eşiğine getiren alışveriş davranışını da tamamen değiştirdi. Bu durum, şu anda beklediğimizden daha uzun süre devam edebilir.

COVID-19’un ödeme endüstrisi üzerindeki etkisini şekillendiren onlarca faktör var. Gelin şimdi bu faktörlere yakından bakalım.

Nakitten kaçış

Pandemiden önce bile nakit kullanımında dünyada ve Türkiye’de bir düşüş yaşanırken, pandemi bu süreci iyice hızlandırdı. Nakdin bu düşüşü ve dijitalin yükselişinde, dijitalin kullanıcılara sağladığı kolaylık, güven ve güvenliğin de payı büyük. Pandeminin ülke çapında sokağa çıkma kısıtlamaları getirmesiyle para yatırmak ya da para çekmek için bankalara ve ATM’lere gidememesi, müşterileri dijitale yönelmek durumunda bıraktı. Zaten dijital bir kimliğe sahip olan fintek şirketleri, dijital ödeme hizmetleri aracılığıyla çevrimiçi işlemleri kolaylaştırıp müşterilerin para göndermesine ve harcamasına olanak tanımış oldu.

ING Grubu’nun 13 Avrupa ülkesinde gerçekleştirdiği araştırma, koronavirüs nedeniyle nakit kullanma konusunda insanların tereddüt ettiğini ortaya koyarken, tereddüt eden ülkeler arasında Türkiye’nin ilk sırada olması dikkat çekti. Türkiye’deki katılımcıların toplamda yüzde 74’ü koronavirüs nedeniyle tamamen veya büyük ölçüde nakit kullanımı konusunda tereddüt ettiklerini belirttiler. Avrupa ortalamasının yüzde 48 olduğunu düşününce, Türkiye’de nakit kullanımına dair ciddi bir tereddüt yaşandığını görülüyor.

Mobil ödemeler

Kredi birlikleri ve bankalar için dijital dönüşüm platformu olan MX’in yayınladığı araştırmaya göre, 2019’un sonundan bu yana mobil bankacılık katılımında %50’lik bir artış yaşanmıştı. Pandemi sürecinde ise banka ve kredi kartı ile yapılan ödemelerde %25’lik bir düşüş görüldü.

Ülkemizde de bankaların tümü tüketicileri dijital ödemelere ve mobil bankacılığa yönlendirdi. Süreç içerisinde bankalarla iletişimi farklılaşan tüketicilerin de beklenti ve kullanım alışkanlıklarında farklılıklar oldu.

Yalnızca tüketiciler değil, hükümetler ve yetkililer de pratik zorlukların üstesinden gelmenin yanı sıra verimli ve uygun fiyatlı finansal hizmetler sunmak için mobil ödemelerde yararlandı. Mobil ödemeler, nakitten kaçınmanın etkili bir yolu olarak ortaya çıktı.

Temassız ödemelere olan yönelime bakıldığında, dijital cüzdan ödemeleri, QR kod ödemeleri, NFC ödemeleri, yüz tanıma vb. gibi mobil ödemeler ve diğer dijital ödeme seçeneklerinin virüsün yayılma hızını engelleyeceği muhakkak.

Kart bazlı ödemeler

Kart ödemeleri, COVID-19 salgını sırasında global çapta %75’lik bir artışa tanık oldu. PayPoint tarafından hazırlanan yeni verilere göre, bu artış tüketicilerin nakit parayı gereğinden fazla kullanma korkusundan kaynaklandı. BKM’nin Haziran 2020 verilerine göre toplam kredi kartı sayısı 71.914.603 iken, banka kart sayısı 172.892.965 adede ulaştı. Nakit çekme oranı 7.635.448’e gerilerken, internetten yapılan kartlı ödemelerin işlem tutarı 20.156,36 TL. olarak gerçekleşti. Aynı dönemde aktif ATM sayılarında (53.077) düşüş, POS sayılarında ise (1.637.383) artış yaşandı. Bu düşüşün arkasındaki ana neden, müşterinin nakit parayı kullanma konusundaki isteksizliği ile ilgili.

COVID-19, “zaten gerçekleşmekte olan bir trend için” katalizör görevi gördü. Pandemiden önce, son bir yılda 31 Mart 2020’ye kadar kart ödemeleri %20,6 arttı. ATM işlemleri ise aynı dönemde %4,1 daraldı. COVID-19 salgını, herkesin zihninde nakit para ile ilgili bir korku uyandırdı. Pandemi sırasında herkes nakit kullanmaktan kaçındı. Görünen o ki, COVID-19’da benimsenen bu korku durumu uzun bir süre daha kalıcı olacak. İnsanlar, nakit yerine kart ve nakitsiz ödemeleri benimseyerek yeni normale yavaşça alışacaklar.

Uluslararası para transferi

Uluslararası para transferi, COVID-19 salgını tarafından ciddi şekilde etkilendi. Para havaleleri gelişmekte olan ülkeler için hayati bir gelir kaynağı. Dünya Bankası’nın açıkladığı rakamlara göre, 2019 yılında ülkesinden uzakta çalışanların gerçekleştirdiği para transferleri 554 milyar ABD dolarına ulaşarak yoksul ülkelere yönelik olan diğer tüm uluslararası finansal para akışlarını geride bıraktı.

Küresel çapta göçmen çalışanların sahip olduğu dövizlerin salgının yol açtığı krizin bir sonucu olarak 2020’de yüzde 20 azalacağı tahmin ediliyor. Bu düşüş, yakın geçmişin en keskin düşüşü olarak kabul ediliyor. Bu düşüşün ana nedeni ise göçmen çalışanların ücretlerindeki düşüş ile ilgili.

Müşteri sadakati ve ödüller

COVID-19, müşterinin alışveriş davranışını değiştirmede ve yeniden şekillendirmede önemli bir rol oynadı. Salgın ülkemizi vurduğunda, çok sayıda tüketici ürünlerini stoklamaya başladı.

McKinsey tarafından yayınlanan bir rapora göre, pandemi sırasında tüketicilerin %75’inden fazlası alışveriş yapmak için yeni yerler, yeni markalar ve yeni alışveriş yöntemleri denedi. Müşterinin alışveriş davranışında bir geçişe neden olan en önemli faktör ise ürünün bulunabilirliği ile birlikte daha uygun fiyata sahip olmasıydı. Müşteri sadakatini sürdürmek veya artırmak gittikçe zorlaşıyor. Dijital müşteri sadakati yaklaşımının hızlı bir şekilde benimsenmesi, müşteri sadakatini sağlamanın yollarından biri. Perakendeciler, güçlü bir müşteri sadakat programı ile birlikte gelen mobil cüzdan çözümlerini ve hizmetlerini kullanmaya başladılar. Bu modül, müşterileri elde tutarak, etkileşim kurarak ve yeni müşteriler ekleyerek karlılığı artıran kişiselleştirilmiş ödüller ve bağlılık puanları sunmalarına yardımcı oluyor.

COVID-19 salgını, bir bütün olarak ödeme endüstrisini büyük ölçüde etkiledi. Sektörlerin çok azı olumlu etkilenirken, geri kalanı olumsuz etkileriyle karşı karşıya kaldı. Süreç ve sonrasında da ayakta kalmak isteyen işletmelerin dijital ödeme yöntemlerini benimsemeleri zorunluluk.  

Finansal Teknolojiler ve Meslekler Açısından Beklentiler Neler?  

Yıllar boyu “niş sektör” olarak tanımlanan finans teknolojileri ekosistemi, bugün toplumun tüm kesimini kapsayan, günlük hayatın odağına yerleşmiş bir olgu hâline geldi. Türkiye’deki işgücünün yaklaşmakta olan dönüşüme hazırlanması son derecede önemli. Konuyla ilgili olarak geçtiğimiz ay yazdığım makalemi de okumanızı öneririm.

Kaleme alan
Funda Güleç
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Funda Güleç