Finans Teknolojilerinde Yepyeni Bir Dönem Başlıyor

Geleneksek finans hizmetlerine getirdiği teknolojilerle hayatımızı etkileyen fintech alanında karşımıza ne gibi yenilikler çıkacak?

Son yıllarda hayatımızı yakından etkileyen alanlardan biri Finans Teknolojileri (fintech) oldu. Temassız ödemeler, sanal paralar, cebe giren bankalar, mobil cüzdanlar, robotlar, cep uygulamaları, giyilebilir cihazlar gibi onlarca sistem yaratıldı. Ama asıl değişim henüz yeni başlıyor diyebiliriz. Zira yakın zamanda bankadaki tek muhatabınız yapay zeka olacak ve servetinizi o yönetecek. Muhtemelen chatbot’lar ile yazışacağız. Öte yandan Dünya genelindeki FinTech (finansal teknoloji) işlemleri, son üç yılda 20 milyar doların üzerine çıktı. Tahminleri aşan bu işlem hacmiyle tüketicilerin olduğu kadar yatırımcıların da ilgisini çeken FinTech’ler küresel finans kuruluşlarının bakış açısını da değiştirmiş durumda. Bankaların dijital dönüşüm kapsamında gerçekleştirdikleri yeniden yapılanma çalışmaları ve FinTech’lerle yaptıkları işbirlikleri dikkat çekiyor.

Bizi neler bekliyor?

Peki bizi bu alanda neler bekliyor. İşte size birkaç örnek; Teknolojiyi az kullanan biri günde 5, çok kullanan bir kişi ise 30 kez şifre giriyor. Ofis bilgisayarını açmaktan, sosyal medyaya, ATM’de veya pos cihazında şifre girmeye kadar hayatın her alanında güvenlik ve harcama nedeniyle birçok işlem yapılıyor. Yeni bir teknoloji tüm şifreleri sıfırlayacak. Artık tek şifre kalp atışı oldu. Kalp atışı ile çalışan bu yeni teknolojiyi ve ödeme sistemlerinin geleceğini uzmanlar şu sözle anlattı: “Kalp atışı parmak izi gibi. Her insanda farklı. Bu sistemle tüm şifreler sıfırlanıyor. İşe gidince bilgisayarı açmak için şifre gerekmiyor. Onun dışında arabayı bile açabiliyorsunuz. Bileklikle kredi kartı olmadan Cep’ten ve POS’tan da ödeme yapabiliyorsunuz. Sosyal medya ve ona benzer tüm şifreleri de kullanmak zorunda kalmıyorsunuz. Başkasının kullanması da imkânsız çünkü kalp atışınız olmadan çalışmıyor. Evden çıkarken cüzdan, ev, ofis ve iş anahtarlarını ve hatta hiçbir kartınızı almanıza da gerek kalmıyor.”

Aynı zamanda ilişki de kurabilen yapay zekâya sahip Fintech sistemleri, kişilik analizi yapabiliyor ve ses tonu analizi ile karşısındakinin duygularını ölçüyor. Örneğin bu sistemin kullanıldığı bir dinozor oyuncak, kendisiyle oynayan çocuğun ses tonundan o anki duygusunu algılayıp ona göre tepkiler veriyor.

FinTech İstanbul ve BKM tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’de FinTech ekosisteminde 50’ye yakın oyuncu bulunuyor. Statista’nın verilerine göre ise Türkiye’de FinTech pazarının her yıl yüzde 19’luk büyüme kaydetmesi bekleniyor. 2019 yılı sonu itibariyle Türkiye’deki FinTech pazarının 20 milyar dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Finansal bilinci artan tüketicilerin beklentileri de yükseliyor. Tüketiciler her yerden, kolayca erişebilecekleri uygun, güvenli, hızlı ve kullanımı kolay finansal hizmetler almak istiyor.

Diğer dikkat çeken konu ise FinTech’lerin coğrafyalara göre değişen özellikleri. Avrupa’da FinTech’lerin amacı verimliliği artırıp maliyetleri azaltmakken, Asya’da yer alan bazı ülkelerde ise henüz banka hesabı dahi olmayan kullanıcılara özel hizmetler veriliyor. Türkiye’de unbanked (banka sistemi dışındaki kullanıcılar) ve finansal okuryazar olmayan kitlenin yüzde 40 seviyelerinde olduğu görülüyor.

Kaleme alan
Metin Can
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Metin Can