FinTech Girişimlerini RegTech ve InsurTech Sırtlayacak

2010’ların başından bugüne katlanarak büyüyen FinTech yatırımlarında, gelecekte iki alt sektör ciddi oranda ön plana çıkacak. Bunlardan ilki regülasyon teknolojileri diye tabir edilen RegTech ve sigorta teknolojileri olarak anılan InsurTech…

FinTech dünyasının giderek büyüyen parçası olan regülasyon teknolojileri (RegTech) artan bilgi sistemlerine dayalı mevzuat ve düzenlemeler ile günümüzde adından giderek daha fazla söz ettiriyor. RegTech, mevzuat ve uyum konularında daha inovatif, verimli ve etkin sonuçlar sağlayan teknolojiler olarak karşımıza çıkıyor. Bitcoin Magazine’de çıkan, ‘RegTech for FinTech May Be the Next “Big Thing” in the Bitcoin and Blockchain Space’ başlıklı yazıya göre Coinfirm’ün öngörüsü, RegTech’in finansal hizmetler sunan şirketlerin uyumluluk maliyetlerini yüzde 50 aşağı çekeceği yönünde.

RegTech ile hayatımızda ne değişecek?

İnternetin büyüyen etkisi, mobil ve sosyal medya ağları müşteri tercihlerini şekillendiriyor. Karmaşık regülasyonların yarattığı ek maliyetler, finansal kurumlara güvenin azalması, durağan küresel büyüme ve makroekonomik belirsizliğe karşı hayata geçirilecek RegTech bileşenleri alternatif olarak ön plana çıkıyor. Bu trendleri şu şekilde özetlemek mümkün:

*Blockchain: Kişilerarası gerçekleştirilen tüm işlemleri ve paylaşılan bilgileri kayıt altında tutan, tüm taraflarca doğrulanmış dijital hesap defteri. Çeşitli ödeme hizmetlerinde kullanılabilir ve ticari anlaşma, karşı kurum, finansal suç riski gibi riskleri ortadan kaldırmaya yarıyor.

*Dijital iş gücü: Risk izleme, raporlama, veri mutabakatı veya dağınık bilgiyi işleme gibi işlemlerin otomasyonu için kullanılan robotik süreç otomasyonu ve doğal dil işleme sistemleri.

*Bilişsel makine/yapay zeka: Toplu veya dağınık veriden sonuçlar çıkarma sürecini otomatize eden derin öğrenme algoritmaları. Bu algoritmalar, yeni model üretimi ve bakımına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak, maliyet açısından avantaj yaratıyor.

*Büyük veri: Sosyal medya ve nesnelerin interneti, risk ve uyum fonksiyonlarını yakından ilgilendiren verilerin hızla çoğalmasına yol açıyor. Veri kaynakları, dağıtık işleme ve Büyük Veri Analitiği araçlarına ilişkin çerçeve oluşturarak Büyük verinin gücünden fayda sağlanıyor.

*Bulut bilişimi: Düzenleyici otoritelerin biraz şüphe ile yaklaştığı bulut bilişime bazı alanlarda yeşil ışık yakılmaya başlandığı bu dönemde, bulut bilişim hizmetleri, olgun yönetim hizmet modeliyle risk ve uyum çalışmalarının etkin olarak sağlanmasına yardımcı oluyor.

*Gerçek zamanlı uyum: Uyumsuzluk vakalarına karşı firmaların anlık olarak uyarılmasını sağlayan sistemler. Vakalar büyüyerek ciddi zararlara yol açmadan düzeltici aksiyonlar alınmasını sağlıyor.

Sigorta sektörü dijitalleşmeye müsait

Sigorta tam anlamıyla fundemantal (temel) bir ürün. Ancak her sektörde olduğu gibi sigorta sektöründe de hizmetlerin manuel yürütülen aşamalarında zaman zaman yavaşlamalar ve karmaşa görülebiliyor ki bu da güven kaybına neden olabiliyor. Aslında sırf bu nedenle bile görece yavaş ve çok adımla ilerleyen süreçlerde hızlı ve efektif çözümler sunmayı sağladığı için InsurTech, sektöre entegre edilmeye çok müsait. InsurTech teknolojileri dünya çapında yaygınlaşırken, ülkemizde de üzerinde çokça konuşulur bir hal aldı. Bu konudaki girişimler ile yapılan yatırımlar da giderek artmaya başladı. Start-up’ları desteklemek için gerek üniversitelerin, gerek büyük finans kuruluşlarının başlattığı programlar var. Girişimciler fikirlerini buralara sunarak, karşılıksız destek alabiliyor.

Sektör nelere gebe?

2025 yılına kadar sigortacılık sektörünün daha fazla online olacağı bir döneme giriyoruz. Sektör bu bağlamda, teknolojik fırsatlarla büyük bir hızla ilerleyecek. Nesnelerin interneti, Blockchain, yapay zeka, robotlar gibi teknolojik gelişmelerin yanı sıra paylaşım ekonomisi, varlık edinimi yerine belirli bir süreliğine kullanma gibi yeni yaklaşımlar sigortacılığın gündeminde giderek daha fazla yer buluyor. Öte yandan şirketlerin nakdi ve gayri nakdi varlıklarına ek olarak verilerini de koruma altına alma ihtiyacı hem bireylerin hem de şirketlerin içinde yaşadıkları ekosistemlerin değişeceğini gösteriyor.

Kaleme alan
Mustafa Gündoğdu
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Mustafa Gündoğdu