IoT Güvenliğine Bakış Açınızı Değiştirecek 3 Yöntem

Hızla gelişen teknoloji beraberinde artık nesneler birbiriyle daha fazla iletişim halinde. Gelişen iletişime paralel olarak doğan güvenlik açıklarına hızlı ve zamanında müdahale ancak doğru bakış açısıyla gerçekleşebilir.

Nesnelerin interneti (IoT) yükselmekte olan bir teknolojik trend. Evinizin kapısını, akıllı telefonunuzdaki bir uygulamayla açabilir, akıllı prizlerle güç tüketiminde tasarruf sağlayabilir veya iş dönüşü evinizi daha sıcak bulmak istiyorsanız uzaktan kontrolle oda ısısını ayarlayabilirsiniz. Gün geçtikçe artan IoT örnekleri hayatımızı kolaylaştırıyor, zaman ve cüzdanlarımızdan tasarruf etmemizi sağlıyor.

Her gelişen teknolojide olduğu gibi, IoT cihazların kullanımı yaygınlaşırken eş zamanlı olarak güvenlik açıkları da artıyor. Güvenlik açısından bu cihazları test ederken izleyeceğiniz doğru yöntemler, nesnelerin interneti döneminde daha emin adımlarla ilerlemenizi sağlayacak.

Sürekli Güvenlik Testleri Üzerinde Çalışın

Pek çok noktadan bağlantı kurulabildiği için nesnelerin interneti her tür siber saldırıya karşı açık durumda. Bu yüzden gerçekten risk teşkil eden hareketin ne olduğunu takip etmek de güçleşebiliyor. IoT kullanımı yaygınlaşmaya devam ederken, bu sürecin değişmesi şart. Sürekli güvenlik testi bu noktada beklenen etkiyi gerçekleştirebilir.

Test ekiplerinin büyük çoğunluğu güvenlik testlerini geliştirme sürecinin sonuna saklıyor. Ürünün fonksiyonları istenilen seviyeye getirilip tamamlanmaya yaklaştığı noktada güvenlik testleri başlıyor. Başarılı güvenlik çözümü için en iyi yöntem, yazılım geliştirme sürecinin her bir aşamasında test ekibinin güvenlik testlerini sürece dahil etmesi olacaktır. Geliştirme sürecinde gerçekleşecek sürekli güvenlik testleri, IoT yazılımlarının durmaksızın gelişmekte olan teknolojiye hızla ayak uyduran bir güvenlik yapısına sahip olmasını sağlayacaktır.

Test Otomasyonunu Sanal Servislerle Geliştirin

Test otomasyonundaki en büyük başarı, ürünün yapısına uygun bir testin sağlanmasından geçiyor. Konu nesnelerin interneti olunca bu süreç oldukça sıkıntılı bir hal alabiliyor. Çünkü IoT cihazınızın bağlanarak yeteneklerini sergileyeceği uygulama genellikle teste açık olmaz. Bağlantı sağlanamadığı için doğru ve güvenilir sonuçların elde edilebilmesi adına
standart test araçları üzerinde pek çok çalışma yapmak gerekiyor.

Bu zorluk karşısında ürünün test süreci, uyum sağlayacağı sanal servis veya sanal ortamına taşınıyor. Sanal ortam testleri, gerçek ortamla aynı etkileşimleri sunamayabilir. Bu yüzden nesnelerin interneti döneminde gerçek ortama daha yakın test sonuçları sunan sanallaştırma stratejisi önem arz ediyor.

Neyin Test Edilmemesi Gerektiğini Anlayın

IoT cihazlarında test sürecine tüm dikkatinizi vermeniz gerek. Sonuç olarak, gerek duyulan sürekli güvenlik testleri ve gelişen hız aktarımı kontrolleri esnasında neyin test edilmesi, neyin es geçilmesi gerektiğine karar vermeniz gerekecek.

Yazılımınız her yayınlandığında test edilmesine gerek olmayan noktaları tespit etmeniz, güvenlik testini geçmiş protokolleri belirlemeniz ve bunun ileride gerçekleşecek çıkışlarda aynı kalmasını sağlamanız zamandan tasarruf etmenize ve güvenlik önlemlerinin hedeflenen noktaya ulaşmasını sağlar. Böylece uygun testlerin sürdürülmesine ilişkin endişelerin en aza indirilmesine ve bitiş sürecinde yaşanacak baskıların azalmasına yardımcı olacaksınız.

Kaynak: https://readwrite.com

Kaleme alan
Teknotorite
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Teknotorite