İsmail Uzelli İle RFID Hakkında Konuştuk

4-5 Aralık Perakende Günleri’ne sayılı günler kala Entegre elektronik güvenlik hizmetleri alanında hizmet veren Sensormatic CEO’su İsmail Uzelli ile RFID teknolojilerini konuştuk

Sensormatic CEO’su İsmail Uzelli ile RFID teknolojisi ve bu teknolojinin faydaları hakkında yaptığımız kısa röportajı aşağıda okuyabilirsiniz.

Soru: RFID teknolojisinden bize bahsedebilir misiniz?

İsmail Uzelli: RFID en basit anlamıyla ürünlere dokunmadan hatta kolisinden çıkartmadan, yüksek hızla sayabilmenizi ve üretimden satışa kadar her aşamada takip edebilmenizi sağlayan bir temassız okuma teknolojisidir ama bundan da öte, ürünleri akıllı hale getiren özel bir teknolojidir. 

RFID ile etiketlenen her bir ürünün kendine ait eşsiz bir elektronik ürün kodu olur. Bu kod üretimden itibaren o ürün için yapılan tüm işlemlerde kullanılır. Üretim tarihi, beden bilgisi, rengi, cinsi, materyali, bir t anında o ürünün nerede olduğu gibi onlarca ayırt edici bilgiye bu kod sayesinde anında ulaşabilirsiniz. 

Soru: RFID teknolojilerinin faydalarından bahsedebilir misiniz?

İsmail Uzelli: Bir iki örnekle açıklamaya çalışırsak örneğin; üretimden çıkan ve kolilenen ürünler deponuza ulaşıyor. Kolinin üzerinde 100 adet olduğu yazıyor. Barkod teknolojisi ile sayımı çok uzun sürdüğü için genelde bu adet doğru kabul edilerek sayılmadan teslim alınıyor ve koli hiç açılmadan mağazalara sevk ediliyor. Oysa ki bir sebeple kolinin içinde 95 adet ürün var. Ama siz perakendeci olarak üreticiye 100 ürünün ödemesini yaptınız. Daha ürünler depoya girerken stok hatası ile envantere giriyor. İşte RFID ile üreticiden gelen kolilerde kaç adet hangi ürünlerin olduğunu takip edebiliyorsunuz. 

Mağazada sevk edilen koliler teker teker açılıyor ve ürünlerin barkodları okunarak mal kabul yapılıyor. Bu süreci barkod yerine RFID teknolojisi ile gerçekleştirdiğinizde bir koli ürünü saymak saniyeler sürüyor çünkü okuyucular ürünlerle etkileşime geçerek kimlik bilgilerini alıyorlar. Bunu da toplu ve hızlı olarak yapabiliyorlar. Bir koli ürünün sayılması RFID ile sadece 25 saniye sürüyor üstelik koliyi açmaya bile gerek kalmadan okuyucuyu koliye yaklaştırarak bunu yapabiliyorsunuz. Bunun da anlamı, en az 10 kat hızlı mal kabul demek. 

Elbette bu bir başlangıç. Bundan çok daha önemli bir fayda söz konusu o da envanter doğruluğu. Barkod teknolojisi kullanan bir mağazada envanter sayımı zaman ve iş gücü gerektirdiği için sayımlar en iyi ihtimalle 6 ayda bir yapılyor ve sayım için çok fazla insan kaynağı kullanılıyor. RFID ile sayımları 15 günde bir, her hafta, hatta her gün yapmak mümkün. Düşünsenize, 100.000 adet stoğu olan bir mağazanız var. Sabah 08.00’de 3-4 kişilik bir ekiple sayıma başlıyorsunuz ve saat 09.00 olmadan sayımı tamamlıyorsunuz. Üstelik mağazanız dağılmıyor, personeliniz güne yorgun başlamıyor. Tüm bunları başarmak için RFID el terminallerini reyonlara doğru tutmanız yeterli. Tek bir hareketle hız, verimlilik, kayıp önleme, envanter doğruluğu sağlamış oluyorsunuz.

Soru: Mağazalardaki stok durumlarıyla ilgili müşterilerin yaşadığı deneyimleri nasıl değerlendirirsiniz?

İsmail Uzelli: Aslında müşteri deneyimi bu işin en önemli kısımlarından biri. Günün sonunda bir perakendeci olarak yaptığınız herşey ürün ile müşterinin buluştuğu o değerli an için. O anda müşterinin yaşadığı deneyim kötü ise satışa dönüş oranı hızla düşüyor. Barkod sistemi ile yönetilen bir mağazada müşterinin aradığı ürüne ulaşma süresi dakikalar sürüyor. Satış danışmanı kasadan bakıyor “ürün depoda var görünüyor bir bakayım” diyor. Dakikalar sonra geri geliyor ve “maalesef yokmuş” cevabını veriyor. Burada aslında iki sorun var birisi depodaki stoğun hatalı olması diğeri de aranılan ürünün reyonda olmaması. RFID ile yönetilen mağazalarda aranılan bir ürünün stokta olup olmadığına bakma süresi saniyelerle ölçülüyor. Benzer şekilde ürün depoda mı yoksa reyonda mı görebiliyorsunuz. Düzenli şekilde yapılan kontroller sayesinde sürekli reyon tamamlama yapılabiliyor. Müşteri de aradığı ürünü satış danışmanına gerek kalmadan %90 oranında reyonda buluyor ve satın alıyor. 

Soru: RFID teknolojilerinin e-ticarete ne tür bir fayda sağladığından da bahseder misiniz?

 İsmail Uzelli: Türkiye’de online satışlar halen toplam satışların %5’i kadar. Yurtdışında bu oran %15 ancak bu alan Türkiye’de de çok hızlı şekilde büyüyor ve yakın zamanda %40’lara çıkacağı öngörülüyor. Oran yüksedikçe e- ticaret satışlarını sadece internet stoğunu ayırarak yönetmek giderek zorlaşıyor. RFID ile sağlanan %100’e yakın envanter doğruluğu sayesinde e-ticaret için ayrı bir stok tutma zorunluluğu kalmıyor. Tüm mağazalardaki ürünler internet satışına açık hale geliyor. Böylece stok sorunları nedeniyle iptal edilen online sipariş oranı da düşüyor. Örneğin Avrupanın önde gelen perakendecilerinden Lululemon RFID’ye geçtikten sonra hem stok seviyesini azaltarak operasyonel verimlilik sağladı hem de sipariş iptallerini %75 azalttı. Buna bağlı olarak da satış rakamlarında belirgin bir yükseliş oldu. 

Soru: RFID perakende sektöründe ne kadar yaygın? Türkiye ve dünyada durum nedir?

İsmail Uzelli: Son 5 yılda internet ve mobil teknolojilerde büyük gelişmeler oldu: Internet hızı ve kullanım oranı arttı; buna paralel olarak e-ticaret hacmi genişledi. Perakendeciler, e-ticaret uygulamalarında başarılı olmak, verimliliklerini artırabilmek ve gelir artırabilmek için envanter doğruluğunun öneminin bilincindeler. Bu yüzden RFID projeleri de giderek yaygınlaşıyor. İşte bu motivasyonla, son birkaç yılda 30’un üzerinde global marka RFID dönüşümünü tamamladı ve gelirlerini artırdı. Türkiye perakende pazarı ise malum olduğu üzere zor bir süreçten geçti. Bu noktada RFID’nin perakendecilere verimliliklerini ve gelirlerini artırma açısından önemli destekler sunacağına ve bu zor dönemin etkilerini silmeye yardımcı olacağına inanıyoruz. 

Soru: Bu tarz projeler yapıldığında projenin başarılı olmasının reçetesi nedir?

İsmail Uzelli: RFID de her şeyden önce bir değişim yönetimi projesi ve hemen kuralım kullanalım gibi bir bakışla yaklaşmak doğru değil.  

  • Hedeflerin belirlenmesi
  • RFID’den beklentilerin ve başarı kriterlerinin belirlenmesi çok önemli. (neye göre başarılı, neye göre başarısız olacağız? Çözümleri ve yöntemleri nasıl değerlendireceğiz?)
  • Değişim yönetimi
  • Projenin mutlaka üst düzey bir sponsoru olması gerekiyor. Projeden etkilenen tüm birimlerin (İş geliştirme, IT, Lojistik, Satış/operasyon) proje ekibinde olması lazım. Proje sahiplenilmeli ki kurum içindeki değişim yönetimi başarı ile yapılabilsin. 
  • Saha personelinin projeye güvenmesi ve sahiplenmesi
  • RFID şampiyonları ve anahtar kullanıcılar belirlenmesi, mağazalardaki kullanıcıların sistemi yaşatması önemli. 
  • Doğru iş ortağının seçimi 

RFID yolculuğu uzun soluklu bir yolculuk, size bu yolculukta eşlik edebilecek yetkinlikte bir iş ortağı ile yola çıkmak lazım.

Proje yönetimi konusunda tecrübeli, süreçte sizi adım adım başarıya taşıyacak, değişiklik taleplerinize hızlı dönebilecek, yeni fikirleri sizinle beraber üretebilecek, yurtdışındaki uygulamalarla sürekli yenilikler getirebilecek, sunduğu çözümü ve hizmetlerin sürdürülebilir olduğu bir iş ortağı. 

Soru: Kısaca Sensormatic’ten de bahsedebilir misiniz?

Sensormatic Türkiye olarak, 1994 yılından bu yana ‘entegre elektronik güvenlik hizmetleri’ alanında faaliyet gösteriyoruz. Türkiye genelinde 14 ofisimiz ve konusunda uzman 300’e yakın çalışanımız var. Güvenlik sektöründe dünya lideri Securitas Grubu’nun bünyesinde yer alıyoruz. 1934 yılında İsveç’te kurulan Securitas, toplam 59 ülkede, uzman güvenlik hizmetlerinden teknolojik çözümlere, danışmanlığa ve araştırmaya kadar uzanan geniş hizmet yelpazesi ve 370 binden fazla çalışanıyla hizmet veriyor.

Sektördeki 25 yıllık geçmişimiz, zengin bilgi ve deneyim dağarcığımız, yetkin insan kaynağımızla Türkiye’de güvenlik teknolojileri denince ilk akla gelen ve küresel hedefleri olan bir şirketiz. 80’e yakın markayı aynı çatı altında topluyoruz. Perakende, Havacılık, Kamu ve Adalet Alanları, Bankacılık ve Finans, Ticari ve Endüstriyel Tesisler, Enerji, Sağlık, Eğitim, Lojistik, Spor, Turizm ve Otelcilik gibi çok farklı iş kollarının ihtiyaç duyduğu güvenliği ve operasyonel verimliliği; teknoloji, insan ve bilgiyi harmanlayarak sunuyoruz. 

Çözümlerimiz arasında video izleme, geçiş kontrol sistemleri, biyometrik sistemler, çevre güvenlik sistemleri, yangın algılama, alarm çözümleri, elektronik ürün takip çözümleri, RFID, mağaza içi analiz çözümleri, kişi sayma sistemleri, kablolu ve kablosuz ağ çözümleri gibi yenilikçi ve entegre teknolojiler yer alıyor.

BJK Vodafone Arena Stadyumu, Türkiye’nin en büyük 17 bankasının 8’inin genel merkezi, Atatürk, Sabiha Gökçen ve Adnan Menderes dahil olmak üzere Türkiye’de aktif 51 havalimanının 27’si, yurt dışında 3 havalimanı ve 2’si yurt dışında olmak üzere 3 liman, 55 farklı kentte her biri farklı tipte 135 Ceza İnfaz Kurumu ve 30 Adalet Sarayı’na hizmet veriyoruz.

Kaleme alan
Teknotorite
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Teknotorite