Kapsamlı E-Ticaret Rehberi
Kapsamlı E-Ticaret Rehberi

Kapsamlı E-Ticaret Rehberi Bölüm 1: Buraya nasıl geldik?

Yırtıcılardan korunmak için genlerimize işlenen hayatta kalma iç güdüsü, bizi her zaman düşünmeye, merak etmeye ve daha iyisini yapmaya zorlayacaktı. Önce teknolojiyi keşfedecek, sonra da onunla oturduğumuz yerden alışveriş yapacaktık.

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğinin düşünmek olduğunu defalarca duymuşuzdur. İlk çağlardan bu yana, insan beyninin iyi kullanıldığında sahibini yırtıcılardan koruduğunu, ona doğaya hükmetme gücü verdiğini biliyoruz. Heybetli pençeleriyle avını tek darbede yere seren aslanlardan, acımasız çeneleri tonlarca ağırlık basan timsahlardan, yüzlerce metre öteden koku alabilen hassas burunları ve tüm bunlardan kaçmayı imkansız hale getiren inanılmaz süratleriyle tüm yırtıcılardan düşünerek ve kendimizi geliştirerek korunduk.

Ormanların kralını yenerek yeryüzünde kendi krallığımızı ilan ettik, ancak bu bize yetmiyordu. Çünkü bizi diğer tüm canlılardan ayıran önemli bir özelliğimiz daha vardı: Merak. İnsan asla elindekiyle yetinmiyor, sürekli daha iyisini arıyor; merak ediyordu. Bu dürtü insanı zaman içinde mağaralardan çıkaracak ve onun keşfettiği yeni kıtalarda medeniyetler, ülkeler, devletler, fabrikalar, çiftlikler, şehirler ve alışveriş merkezleri kurmasını sağlayacaktı. Genlerimize işlenen hayatta kalma iç güdüsü, bizi her zaman düşünmeye, merak etmeye ve daha iyisini yapmaya zorlayacaktı.

Modern dünyanın insanları, artık vahşi hayvanlardan ziyade kendilerini kendi cinslerinden korumak zorunda. Birinci Dünya Savaşı, ikincisiyle birlikte bilginin insan hayatı için hayati öneme sahip olduğunu en iyi şekilde kanıtladı. İçi asker dolu tank, uçak ve deniz altıları savaş meydanına en iyi taktikle süren ülkeler rakiplerini alt ederek topraklarını genişletti. Sayısız insanın yaşamını yitirdiği, şehirlerin tanınmaz hale geldiği, dünyaya yıkım getiren bu iki büyük savaş, insanlığın birbirlerini alt etmek için daha farklı silahlar kullanması gerektiğine dair acı bir ders verdi. Bu silahlar ise teknoloji ve ekonomi olacaktı. Yazımızın E-Ticaret ile olan ilişkisi de işte buradan geliyor. İnsanlık artık korunma için yüksek kale duvarları yerine güçlü ekonomiler inşa ediyor. Bunun için de teknolojiden faydalanıyor.

Soğuk Savaş döneminde birbirine üstün gelmek için durmaksızın çalışan Rusya ve Amerika, bugün kullandığımız internetin mimarlarıdır. Amerika’nın askeri bilgilerini Rusya’dan korumak üzere geliştirdiği internet prototipi (ARPANET), şimdi kullandığımız internetin babasıdır. Yalnızca Amerika’daki askeri faaliyetlerde kullanılmak üzere geliştirilen ARPANET sistemi, zamanının telekomünikasyon devi Bell’de çalışan iki mühendis tarafından tüm insanların kullanımına uygun hale getirilmiş, Tim Berners Lee ise bu yeni ağı HTML adını verdiği bir kurallar dizisiyle standardize etmiştir. O günden beridir, Amazon ile başlayan e-ticaret serüveni hızla gelişiyor. Başlangıçta bir savaş kalkanı olarak tasarlanan internet, birkaç tıklamayla alışveriş yapabildiğimiz sanal bir mecraya dönüşerek günden güne büyüyor.

Serimizin ikinci yazısında, aşağı yukarı 30 yıllık tarihe sahip olan internet teknolojisini kullanarak  kendi ürünlerimizi nasıl milyonlara ulaştırabileceğimizi sorgulayacağız. E-ticaret, sanıldığı kadar karışık, zor ya da meşakkatli bir iş değil. Yalnızca iyi bir komutan olmak ve oyunu kuralına göre oynamak gerekiyor. Doğru hamleler ile rakiplerimizi alt edebilir, stoklarımızı eritebilir ve sadık bir müşteri kitlesi yaratabiliriz. Peki doğru hamle nedir? Oyunun kuralları nelerdir? Tüm bu sorulara önümüzdeki yazıdan itibaren kapsamlı yanıtlar vereceğiz. Takipte kalın.

Kaleme alan
Teknotorite
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Teknotorite