Kurumların Değişmez Başarı Formülü

Fujitsu Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Meltem Yeğen, Teknotorite için kaleme aldığı yazısında dijital dönüşümle başlayan değişim sürecinin şirketler üzerine etkisi, inovasyonun müşteri için çekiciliği ve iş liderlerinin çalışanlarla ilişkisinin başarıya olan etkilerini anlatıyor.

Yirmi yılı aşkın süredir bilişim teknolojileri sektöründe çalışıyorum. Bu sürede internet ve teknolojinin kurumları büyük değişimlere zorladığına şahit oldum. Teknolojinin erişilebilir olması müşterilere büyük güç kazandırdı. Paradigma değişimlerine şahit olduğumuz bu süreçte odağına müşterileri ve çalışanlarını koyamayan kurumlar, değişim rüzgarını arkasına alamayacağı gibi, sert rüzgarlara karşı çetin mücadeleler verecek. Dijital dönüşümün kültürel bir değişim olduğunu anlamamız gerekiyor. Bu bağlamda çalışanları, müşterileri ve toplumun ihtiyaçları arasındaki dengeyi bulabilen şirketler, başarının anahtarına da ulaşmış oluyor. Fujitsu olarak bu konuya dikkat çekmek için finansal hizmetler, perakende, üretim, ulaştırma ve kamu sektörü genelinde iş dünyasından 2000 karar vericiyle bir araştırma gerçekleştirdik. Fujitsu Co-creation in the Age of Disruption araştırmasından süzülen çarpıcı sonuçları sizlerle de paylaşmak isteriz.

Fujitsu bu araştırmayla şirketlerin çalışanlar, müşteriler ve toplumu dengelemek, her birinin taleplerini yönetmek ve bunlara yanıt vermek için nasıl çalıştığını ortaya koyuyor. İş liderlerine bu üç gruptan hangisinin hayatlarını iyileştirmeyi kendileri için en büyük görev edindikleri sorulduğunda yüzde 60’ı, çalışanların yaşamlarını iyileştirmek cevabını verdi. Yine aynı kurumların yüzde 55’i de çalışanlarının yaşamlarını iyileştirmek için çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Daha geniş bir toplumu etkilemek, iş liderleri için bir şekilde daha az öncelikli görünüyor. Liderlerin sadece yüzde 37’si bunun bir görev olarak edindiklerini söylüyor. Ancak kamu sektörü kuruluşları için toplum bir numaralı öncelik durumda. Kamu sektörü liderlerinin yüzde 52’si “topluma katkıda bulunmayı” ana başarı faktörü olarak görüyor. Buradan şu sonucu da çıkarabiliriz; daha geniş bir hedef kitleye hitap eden kurumlar ve şirketler için öncelik toplumdur. Ankete katılan kurumların içerisinde 250-500 çalışanı olanların yüzde 47’si de topluma hizmet etmeyi öncelik verdiklerini belirtmiş.

Ankete verdikleri yanıtları ne olursa olsun kurumların yüzde 60’ı, bu üç gruptaki insanların ihtiyaçlarını ve isteklerini dengeleyebilmek için mücadele ettiklerini söylüyor. Fujitsu olarak, bunu başarabilen kuruluşların önümüzdeki yıllarda rakiplerine göre önemli bir avantaj sağlayacağına inanıyoruz.

Organizasyonlarda yaratıcılık ve değişim

Araştırmaya katılanların yüzde 77’si, organizasyonlarının gelecekteki başarısı için yaratıcılığın kilit nitelik olduğunu söylemiş. Kurumsal çerçevede yaratıcılık, kurum çalışanlarının mevkilerinden bağımsız olarak karşılaştığı problemlere çözüm bulabilme becerisi olarak düşünülebilir. İş liderleri organizasyonlarındaki her bireyin başarıya bir katkısı olabileceğinden emin olması gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle en iyi sonuçları elde etmek için kurumun her yerinde, herkesle birlikte üretmek şart.

İş liderleri kurum veya sektörün büyüklüğünden bağımsız olarak, yaratıcılığın ulaşılabilir bir hedef olduğunu düşünüyor.

Kurumların yüzde 78’i ‘değişim’ kabiliyetinin önümüzdeki üç yıl içinde başarının anahtarı haline geleceğini öngörüyor. Buradaki değişim sadece iş liderlerinin değişime adapte olmasından ibaret değil. Organizasyonların değişim için hizmet ve inovasyon odaklı yaklaşımları bulunuyor. Fujitsu’nun araştırmasına göre kurumlar önümüzdeki üç yıl içerisinde değişim için bu üç başlığa odaklanacak:

  1. Hizmet ve ürün geliştirme (Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 50’si şimdiden hizmet ve ürünlerini yeniden değerlendirmiş ve yüzde 39’u da değişim için planlarını yapmış.)
  2. Müşterilere hizmetin ulaştırılması (Şirketlerin yüzde 50’si hizmet sunumunu yeniden değerlendirmiş ve yüzde 40’ı da bu konuda planlama süreçlerini tamamlamış.)
  3. İş stratejisi ve hedefleri (Şirketlerin yüzde 48’i iş stratejilerini ve hedeflerini yeniden değerlendirmiş ve yüzde 42’si de değişim için planlarını çoktan yapmış.)

İş liderleri ve çalışanlarla olan ilişkileri

Araştırmaya katılan iş liderlerinin yüzde 73’ü çalışanların yaratıcılığının ortaya çıkarılmasının başarı için önemli bir faktör olduğunu düşünüyor. İleri görüşlü kurum liderleri, başarıyı gerçekten sürdürebilmek için organizasyonlarındaki tüm yetenekleri açığa çıkarmaları ve tam potansiyeliyle kullanmaları gerektiğinin farkındalar. Bu nedenle işe alımlarda müşterilerine daha iyi hizmet vermelerine yardımcı olacak, büyük fikirler sunan, yaratıcı ve uyumlu insanları tercih ettiklerini ifade etmişler.

Fujitsu’nun araştırmasında görüş bildiren iş dünyası liderlerine göre üç tip çalışan profili öne çıkıyor:

  1. Yenilikçiler: Yaratıcı, yeni ürün ve hizmetler geliştirmek için yeni yollar bulan çalışanlar.
  2. Ortak çalışanlar: Ekip ortamında başkalarıyla uyumlu çalışanlar.
  3. Yapanlar (yüzde 46): Kendilerine atanan görevleri başarıyla yerine getiren çalışanlar.

Müşteriler daha fazla inovasyon istiyor

İş liderlerinin neden yaratıcı ve yenilikçi insanları işe almak istedikleri çok açık; çünkü müşteriler daha fazla inovasyon istiyor. Müşterilerin isteklerine cevap verebilmek için çalışanların daha yaratıcı, işbirlikçi ve iş bitirici olmaları bekleniyor…

Araştırma sonuçlarına göre iş liderlerinin yüzde 71’i müşterilerinin kurumlarından daha yenilikçi olmasını beklediğini düşünüyor. Kurumların yüzde 73’ü önümüzdeki on yıl içerisinde müşterilerin beklentilerini karşılayabileceğini düşünürken, yüzde 27’lik bir kesim kurumunu henüz bu konuda yetkin görmüyor. İş liderlerinin yüzde 61’i yapay zekânın ürün ve hizmetlerin çeşitliliğini artıracağını düşünüyor.

Araştırmaya katılan iş liderlerinin yüzde 80’i müşteri memnuniyeti tarafında bugün yapılan çalışmaları tatmin edici buluyor. Ancak gelecek konusunda kaygılılar. Kurumların yalnızca yüzde 73’ü önümüzdeki on yılda müşteri taleplerini karşılamak için iyi bir konumda olabileceklerini düşünüyor.

Kurumlar toplumu olumlu etkilemek istiyor

İş liderlerinin yüzde 63’ü son üç yıl içerisinde toplumun iş çevrelerinde daha kritik bir öneme sahip olduğu fikrinde. Burada sosyal medyanın tüketicilere verdiği güç etkili. Kurumların yüzde 63’ü gelecekte başarı için toplumla iş birliği yaklaşımlarını değiştirmeleri gerektiğine inanıyor. İş liderlerinin yüzde 78’i toplum tarafından güven duyulan bir kuruluş oldukları görüşünde. Kurumlar bu güveni sağlamak için sosyal fayda sağlayacak çalışmalar içerisinde yer almaktan kaçınmıyor.

Güven sadece toplum için değil, çalışanlar ve müşteriler için de hayati bir bileşen. Bu üç grup içerisinde güven inşa edebilen bir kurum, istediği etkiyi yaratma konusunda daha avantajlı olacak gibi görünüyor. Fujitsu olarak herkesin ve her şeyin daha bağlantılı hale geldiği bir çağda, teknolojiden gerçek değer yaratmak için insanları, bilgileri ve alt yapıları bir araya getiren Human Centric Intelligent Society’i yani İnsan Odaklı Akıllı Toplum’u öngörüyoruz. Human Centric Intelligent Society ile organizasyonlar mümkün olan en iyi başarı şansına sahip olacaklardır. Fujitsu’nun İnsan Odaklı Akıllı Toplum vizyonunu yakından görmek için videomuzu izleyebilirsiniz.

Kaleme alan
Meltem Yeğen
Tüm İçerikleri Göster
Yorum Yap

Kaleme alan Meltem Yeğen