Mario Kardeşlerin Yaratıcısı Japonya’nın En Büyük Onuruna Layık Görüldü

Mario Kardeşlerin yaratıcısı Shigeru Miyamoto, Kültürel Değer İnsanı” ünvanını alacak. Japonya ilk defa oyun endüstrisinde çalışan birisine bu ünvanı veriyor.

Oyun endüstrisinin en büyük isimlerinden birisi, Mario Bros. ve The Legend of Zelda gibi oyunların yaratıcısı Shigeru Miyamoto Japon Devleti tarafından “Kültürel Değer İnsanı” ünvanı ile ödüllendirilecek.

Japonya’da yaratıcı alanda çalışan bir insanın alabileceği en yüksek onur olarak değerlendirilen bu ödül, 3 Kasım’da Japonya’nın Kültür Günü olarak kutlanıldığı tarihte verilecek. Ödül ilk defa oyun endüstrisinden birisine veriliyor.

Miyamoto konu hakkında yaptığı açıklamada “Benim üzerinde çalıştığım video oyunları yalnızca bir kişinin çabaları yapılabilecek şeyler değildi. Bu ödülü, birlikte çalıştığımız diğer kişiler adına da almaktan onur duyuyorum.” dedi.

66 Yaşındaki Miyamoto kariyerine 1977 yılında Nintendo’da çalışarak başladı. Firmanın en büyük markalarını oluşturan Miyamato, Nintendo’nun başarısında en büyük role sahip kişilerden birisi. Mario ve Zelda’nın yanı sıra, Donkey Kong ve Star Fox’u da yaratan kişi olarak biliniyor.

“Yapımcı ekiplerimiz ile birlikte yıllar boyunca durmaksızın yaptığımız çalışmaların sonucunda video oyunlarının da Japon kültürünün bir parçası olduğunu kabul ettirmeyi başardığımızı gösteren bu ödül için gerçekten minnettarım.” diyen Miyamoto “İnsanların yüzünde bir gülümseme oluşturmak için çalışmalarımıza durmadan devam edeceğiz.” dedi.

Ödüle layık görülen diğer kişiler Nobel Ödülü kimyacı Akira Yoshino, yönetmen Nobuko Obayashi, manga sanatçısı Moto Hagio ve aktör Bando Tamasaburo olarak açıklanmış.

Total
0
Shares
Önceki haber

Google Flash İçeriklerini Aramalarda Göstermeyeceğini Açıkladı

Sonraki haber

Amazon.com Üçüncü Çeyrek Sonuçlarını Açıkladı

İlginizi çekebilir

Bir Yeşil Lojistik Çözümü Mümkün Mü?

Pandemi etkisiyle e-ticaret ve global lojistik servisleri tüm zamanların en hızlı büyümesini yaşarken bu büyümenin çevre ve ekoloji üzerindeki etkisi de giderek artıyor. Son dönemde sürdürülebilir ve yeşil lojistik çözümler pazara sunulsa da bu çözümlerin kullanım yaygınlığı henüz istenen seviyelere ulaşmış değil. Bu durumun ana nedeni olarak yeşil çözümlerin yarattığı ek maliyetler ve bu maliyetlerin nakliyecilere ve son tüketiciye ne ölçüde yansıtılacağına ilişkin soruların henüz yanıt bulmaması gösteriliyor. Global danışmanlık şirketi Simon-Kucher&Partners, “Yeşil Lojistiğin Yükselişi ve Pazara Yansımaları” araştırmasıyla bu soruların yanıtını arıyor, kârlı bir yeşil lojistik çözümünün nasıl mümkün olacağını ortaya koyuyor.
Devamını oku